İsim ve Sıfat Konusunu İzah Eder Misiniz? Halis Hoca (Ebu Hanzala)

576

Halis hoca (Ebu Hanzala) yapılan röportajda İsim ve sıfat konusunu izah edebilir misiniz? sorusuna cevap veriyor.

 

İsim ve sıfat konusu Allah’a iman, gayba iman kapsamında olduğu ve gaybi meselelerde akla yer olmadığı ve sadece teslimiyet olduğu anlatılıyor:

 

İsim ve sıfat konusu şu demektir:

 

Allah Kur’an-ı Kerim’de kullarına kendisini bazı isimler ve bazı sıfatlar aracılığıyla tanıtmıştır. Bir Müslüman evvela şunu bilmelidir ki Allah’a iman gayba iman kapsamındadır ve gaybi meselelerde akla yer yoktur. Sadece teslimiyet vardır. Sadece Allah’ın indirmiş olduğu naslara teslim olma söz konusudur.

 

Siz Rabbinize inanırken, Rabbinizi tanırken onu gözle görmeniz mümkün değildir. Onu gören birilerinin size ondan haber vermesi de mümkün değildir aynı şekilde. Geriye ne kalıyor?

Sadece sizin O’nun kendini tanıttığı naslara olduğu gibi iman edip, olduğu gibi teslim olmanız kalıyor.

 

Yani selefin ifadesi ile söylüyorum: Biz Allah’ı kendini vasfettiği şekilde vasfeder kendini tanıttığı şekilde alemlerin Rabbi olan Allah’a iman ederiz diyorlar.

 

Sebebi illeti nedir? Çünkü Allah gaybtır ve gayb da akılla kıyasla bilinmez.

 

Şimdi bir gayb alemi vardır bilirsiniz. Mesela ben size uzun bir şeyi anlattığımda sizin idrak etmediğinizi anlarsam size şöyle diyebiliyorum:

 

Bak şu ağacı görüyor musun? Şu ağacın uzun olduğu gibi o da böyle uzundur. Gördüğümüz, bildiğimiz bir şeye bilmediğimiz bir şeyi kıyas ederek, ona benzeterek o bilmediğimizi de anlayıp tanıyabiliyoruz. Ama alemlerin Rabbi olan Allah için böyle bir şey söz konusu olmadığından ötürü O'nu bir şeye benzetemeyiz, O'nu bir şeye kıyas edemeyiz, hiçbir şeyi O'na denk tutamayız. 

Haliyle önümüzde tek bir tane yol var. O’nun haber verdiklerine inanmak, onun haber verdiği şekilde onu tanımak ve insanlara tanıtmaktır.

 

Sahabe Allah'ın (cc) isim ve sıfatları ile ilgili inen ayetleri olduğu gibi kabul etmiş bu konuda Peygamberimize (sav) herhangi bir soru sormamıştır.

“Allah’ın eli onların elinin üzerindedir.” (48/Fetih, 10)

 

“Sonra Allah arşa istiva etti.”  (7/A'raf, 54)

 

"Gökte olan Allah’tan emin mi oldunuz?" (97/Mülk, 16)

 

Hiçbir sahabe bu ayetler indikten sonra peygambere şöyle sorular sormadılar:

 

Nasıl bizim de elimiz var, şimdi Allah’ın elin haşa bizim elimize benziyor mu ey Allah’ın Resulü?

Ey Allah’ın Resulü! Allah mekandan münezzeh değil midir?

Allah zamandan münezzeh değil midir?

Nasıl olur da ayette Allah: "Sen gökte olandan emin olmadın mı?" diyebiliyor?

 

Sahabe işittik ve iman ettik dediler. Teslim oldular.

 

Nasıl ki;

Hiçbir şey Allah’ın misli değildir. O, Allah işitendir, O, Allah görendir” (42/Şura, 11)

dediğimizde Allah işitiyor, biz de işitiyoruz haşa bu benzemektir onun için bunu tevil edelim demiyorsak, Allah’ın işitmesi kendi şanına yakışır, o her sesi, her an birbirine karıştırmadan ve her birinin gereğini yerine getirecek şekilde işitebilir.

 

Hakeza Allah’ın eli kendi şanına ve azametine yakışır şekildedir.

Gökte oluşu kendi şanına ve azametine yakışır şekildedir.

Yani ben Allah’ın görmesini kabul ettiğimde nasıl onu yarattıklarına benzetmiş olmuyorum. Ben Allah’ın elini, Allah’ın gözünü, Allah’ın semada oluşunu, arşa istiva edişini kabul ettiğimde aynı şekilde Allah’ı kullarına benzetmiş olmuyorum. Yani lafızların benzerliği hakikatlerin benzerliğini gerektirmez.

 

Onun için biz tevil yapmaksızın, teşbih yapmaksızın, teczim yapmaksızın ve Allah’ın sıfatlarını iptale gidip ta’til yapmaksızın Allah’ın kendini vasfettiği şekilde Rabbimize iman eder ve aynı şekilde onu vasfederiz. Bu bizim isim ve sıfat Tevhidi hakkındaki imanımızdır.

 

Tevil ehli de bize göre sapıktır.

Teczim ehli de bize göre sapıktır.

Teşbih ehli de bize göre sapıktır.

Allah’ın sıfatlarını kabul etmeyen iptal eden ta’til ehli de bize göre hepsi sapıklıktır.

 

Tevil ehli teşbihten kaçtıkları için Allah’ı kullarına benzetmek istemedikleri için tevil yaptıklarını söylüyorlar, fakat kabul etseler de etmeseler de önce teşbihe düşüyor, teczime düşüyor sonra da tevile düşüyorlar. 

 

ÖNEMLİ BÖLÜMLER

00:14  İsim ve sıfat konusu gayba iman kapsamındadır.

01:46  Allah hiçbir şeye benzemez, hiçbir şeye kıyas edilmez, hiçbir şey O’na denk değildir.

02:03  Allah’ın ismi ve sıfatları ile ilgili inen ayetlere sahabenin iman etmesi

02:57  Zeynep annemizin yedi kat göğün üzerinde nikahlanması

03:24  Yadudilik temayülü

04:52  Hiçbir şey Allah’ın misli değildir. (42/Şura, 11)

06:43  Tevil, teczim, teşbih ve tatil ehlinin sapıklığı

 

Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…

 

Kanalımıza Destek Olmak İçin;

https://bit.ly/2MCiNmM

 

Tevhid Dersleri Kanalı için;

https://bit.ly/2K8UdYy

 

Tevhid Meali İçin:

https://tevhidmeali.com/

 

Bütün Videoları İzlemek İçin;

https://tevhiddersleri.org/

 

Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin:

http://tevhiddergisi.org/

 

Sorularınız İçin:

[email protected]

 

#EbuHanzalaHoca #Allah #İsimveSıfat #TevhidDersleri #TevhidDergisi 

ebu hanzala hoca 

tevhid dersleri 

tevhid dergisi

DAHA FAZLA GÖSTER

DAHA AZ GÖSTER

0 YORUM:
Yorumlar
Halis hoca (Ebu Hanzala) yapılan röportajda İsim ve sıfat konusunu izah edebilir misiniz? sorusuna cevap veriyor.

 

İsim ve sıfat konusu Allah’a iman, gayba iman kapsamında olduğu ve gaybi meselelerde akla yer olmadığı ve sadece teslimiyet olduğu anlatılıyor:

 

İsim ve sıfat konusu şu demektir:

 

Allah Kur’an-ı Kerim’de kullarına kendisini bazı isimler ve bazı sıfatlar aracılığıyla tanıtmıştır. Bir Müslüman evvela şunu bilmelidir ki Allah’a iman gayba iman kapsamındadır ve gaybi meselelerde akla yer yoktur. Sadece teslimiyet vardır. Sadece Allah’ın indirmiş olduğu naslara teslim olma söz konusudur.

 

Siz Rabbinize inanırken, Rabbinizi tanırken onu gözle görmeniz mümkün değildir. Onu gören birilerinin size ondan haber vermesi de mümkün değildir aynı şekilde. Geriye ne kalıyor?

Sadece sizin O’nun kendini tanıttığı naslara olduğu gibi iman edip, olduğu gibi teslim olmanız kalıyor.

 

Yani selefin ifadesi ile söylüyorum: Biz Allah’ı kendini vasfettiği şekilde vasfeder kendini tanıttığı şekilde alemlerin Rabbi olan Allah’a iman ederiz diyorlar.

 

Sebebi illeti nedir? Çünkü Allah gaybtır ve gayb da akılla kıyasla bilinmez.

 

Şimdi bir gayb alemi vardır bilirsiniz. Mesela ben size uzun bir şeyi anlattığımda sizin idrak etmediğinizi anlarsam size şöyle diyebiliyorum:

 

Bak şu ağacı görüyor musun? Şu ağacın uzun olduğu gibi o da böyle uzundur. Gördüğümüz, bildiğimiz bir şeye bilmediğimiz bir şeyi kıyas ederek, ona benzeterek o bilmediğimizi de anlayıp tanıyabiliyoruz. Ama alemlerin Rabbi olan Allah için böyle bir şey söz konusu olmadığından ötürü O'nu bir şeye benzetemeyiz, O'nu bir şeye kıyas edemeyiz, hiçbir şeyi O'na denk tutamayız. 

Haliyle önümüzde tek bir tane yol var. O’nun haber verdiklerine inanmak, onun haber verdiği şekilde onu tanımak ve insanlara tanıtmaktır.

 

Sahabe Allah'ın (cc) isim ve sıfatları ile ilgili inen ayetleri olduğu gibi kabul etmiş bu konuda Peygamberimize (sav) herhangi bir soru sormamıştır.

“Allah’ın eli onların elinin üzerindedir.” (48/Fetih, 10)

 

“Sonra Allah arşa istiva etti.”  (7/A'raf, 54)

 

"Gökte olan Allah’tan emin mi oldunuz?" (97/Mülk, 16)

 

Hiçbir sahabe bu ayetler indikten sonra peygambere şöyle sorular sormadılar:

 

Nasıl bizim de elimiz var, şimdi Allah’ın elin haşa bizim elimize benziyor mu ey Allah’ın Resulü?

Ey Allah’ın Resulü! Allah mekandan münezzeh değil midir?

Allah zamandan münezzeh değil midir?

Nasıl olur da ayette Allah: "Sen gökte olandan emin olmadın mı?" diyebiliyor?

 

Sahabe işittik ve iman ettik dediler. Teslim oldular.

 

Nasıl ki;

Hiçbir şey Allah’ın misli değildir. O, Allah işitendir, O, Allah görendir” (42/Şura, 11)

dediğimizde Allah işitiyor, biz de işitiyoruz haşa bu benzemektir onun için bunu tevil edelim demiyorsak, Allah’ın işitmesi kendi şanına yakışır, o her sesi, her an birbirine karıştırmadan ve her birinin gereğini yerine getirecek şekilde işitebilir.

 

Hakeza Allah’ın eli kendi şanına ve azametine yakışır şekildedir.

Gökte oluşu kendi şanına ve azametine yakışır şekildedir.

Yani ben Allah’ın görmesini kabul ettiğimde nasıl onu yarattıklarına benzetmiş olmuyorum. Ben Allah’ın elini, Allah’ın gözünü, Allah’ın semada oluşunu, arşa istiva edişini kabul ettiğimde aynı şekilde Allah’ı kullarına benzetmiş olmuyorum. Yani lafızların benzerliği hakikatlerin benzerliğini gerektirmez.

 

Onun için biz tevil yapmaksızın, teşbih yapmaksızın, teczim yapmaksızın ve Allah’ın sıfatlarını iptale gidip ta’til yapmaksızın Allah’ın kendini vasfettiği şekilde Rabbimize iman eder ve aynı şekilde onu vasfederiz. Bu bizim isim ve sıfat Tevhidi hakkındaki imanımızdır.

 

Tevil ehli de bize göre sapıktır.

Teczim ehli de bize göre sapıktır.

Teşbih ehli de bize göre sapıktır.

Allah’ın sıfatlarını kabul etmeyen iptal eden ta’til ehli de bize göre hepsi sapıklıktır.

 

Tevil ehli teşbihten kaçtıkları için Allah’ı kullarına benzetmek istemedikleri için tevil yaptıklarını söylüyorlar, fakat kabul etseler de etmeseler de önce teşbihe düşüyor, teczime düşüyor sonra da tevile düşüyorlar. 

 

ÖNEMLİ BÖLÜMLER

00:14  İsim ve sıfat konusu gayba iman kapsamındadır.

01:46  Allah hiçbir şeye benzemez, hiçbir şeye kıyas edilmez, hiçbir şey O’na denk değildir.

02:03  Allah’ın ismi ve sıfatları ile ilgili inen ayetlere sahabenin iman etmesi

02:57  Zeynep annemizin yedi kat göğün üzerinde nikahlanması

03:24  Yadudilik temayülü

04:52  Hiçbir şey Allah’ın misli değildir. (42/Şura, 11)

06:43  Tevil, teczim, teşbih ve tatil ehlinin sapıklığı

 

Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…

 

Kanalımıza Destek Olmak İçin;

https://bit.ly/2MCiNmM

 

Tevhid Dersleri Kanalı için;

https://bit.ly/2K8UdYy

 

Tevhid Meali İçin:

https://tevhidmeali.com/

 

Bütün Videoları İzlemek İçin;

https://tevhiddersleri.org/

 

Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin:

http://tevhiddergisi.org/

 

Sorularınız İçin:

[email protected]

 

#EbuHanzalaHoca #Allah #İsimveSıfat #TevhidDersleri #TevhidDergisi 

ebu hanzala hoca 

tevhid dersleri 

tevhid dergisi

">