Hizmet Çağrısı | Tevhid Dergisi | Sesli Makale

163

Hizmet Çağrısı başlığıua Tevhid Dergisi'nin 27. sayısında yayınlanan bu yazı sesli makale olarak İslam davasına hizmet etmenin her zaman ve her yerde yapılması gerektiğini anlatıyor.

 

Tevhidden, şirkten kaçılır gibi uzaklaşıldığı; şirkin, tevhid misali himaye edildiği; sünnetin mehcur; bid'atin merğub olduğu; marufun münker, münkerin maruf addedildiği bir zamanda yaşıyoruz.

 

Cahiliyenin insanları bu denli kuşattığı bir dönem tarihte görülmemiştir. Cahiliyenin bir din misali  hayatın her alanına rengini verdiğine şahitlik ediyoruz. Durumun vehametini ortaya koyması açısından şu örneğin kâfi olduğu kanaatindeyiz.

 

İslam'a müntesip yapıların modern cahiliyeden kaynaklı problemlere çözüm ararken; çözümü, sorunun kaynağı olan cahiliye belirlemektedir.

 

Bu yazı böylesi bir ortamda modern cahiliyenin kirlerinden arınmaya gayret eden, çözümü; bu ümmetin ilk nesillerini ıslah eden 'Tevhid ve Sünnet'te arayanlara bir hatırlatmadır.

 

Cana, mala, ırza saldırılar olduğunda; kalplerinde hayat bulanlara seferberlik ilan edilmesine gerek yoktur. Dinin, iman ve akide esaslarının saldırıya uğradığı büyük vasatta, ehli imana görev çağrısına lüzum yoktur. Onlar imanlarının onlara verdiği sorumluluk duygusuyla; durumdan vazife çıkarır, işe koyulurlar.

 

Saldırı ve tehlikenin çok boyutlu olduğu bir zamanda; her birimiz elimizden gelenin en iyisini ortaya koymalıyız. Sadece birilerinin hizmet görevine talip olması, sorunlarımızın çözümüne katkı sağlamaz. Fesadın ve ifsadın kitlesel hale geldiği bir zamanda, salah ve ıslahın bireysel olması yetersizdir. Bu nedenle her birimizin elindeki tüm imkânlarla hizmete katkıda bulunması gerekmektedir. Bu, genelde her Müslümana yönelik bir hatırlatma olmakla beraber, özelde zindan ehline bir çağrıdır.

 

Hususen bu göreve talip olması gerekenler zindanları varlıklarıyla kabir olmaktan çıkarıp onlara hayat veren bahadırlardır.

Zindanlar; bu ümmetin medreseleri, ilim yuvaları, Allah'la baş başa kalınan Hira'larıdır.

 

Zindanlar; yan gelip yatma, dinlenme ve vakit öldürme yerleri değildir. Ruhların özgürleştiği, kalplerin hayat bulduğu, zihinlerin berraklaştığı mekânlardır. Elbette bizler Allah'tan subhanehu ve teâlâ avf ve afiyet ister, bela ve musibetlerden kurtuluş temenni ederiz. Ancak başa gelen musibete sabrın, onu değerlendirerek nimete çevrilmesi gerektiğini de biliriz. 'Başa gelen sıkıntıya sabırsızlık; musibetin yükünü ağırlaştırır' düsturuyla hareket ederiz.

 

Zindanda oluşumuz bizim İslam ümmetinin bir ferdi olduğumuz gerçeğini değiştirmeyeceği gibi, dine ensar olma ve ümmetin dertleriyle dertlenme sorumluluğumuzu da düşürmez.

 

Zindan ehli, zindanın olağan akışı içindeki tüm çalışmalarını davaya hizmete dönüştürmenin yollarını aramalıdırlar. Buna en iyi örnek kitap okuma çalışması olabilir. Zindanlarda en iyi arkadaş, hoca, nasihatçi ve sırdaş; kitaplardır. Kitaplar okunmakla kalınmamalı, bunun yanında;

 

- Her kitapla alakalı kısa bir değerlendirme yazısı yazılmalıdır. Hangi eksikleri giderdiği, nelerin eksik bırakıldığı, yaşadığımız coğrafyanın vakasına uymayan yönler, şer'i olarak var olan eksiklikler...

 

- Kitabın seviyesi tespit edilmeli ve mümkünse diğer kitaplarla beraber bir okuma listesi tertip edilmelidir.

 

- Fihrist hazırlanmalıdır. Kitapta geçen konuları var olan genel bir listeye eklemek, araştırma yapacak Müslümanlar için kolaylık sağlayacak ve daha kaliteli bir araştırma yapmalarına vesile olacaktır.

 

Ve sonuç olarak zindanlar İslami hareketin Allah'ın yardımına mazhar olduğu mekânlar olmalıdır. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem:

 

"Sizler ancak zayıflarınız sayesinde yardım olunur ve rızıklanırsınız." buyurmaktadır.

Zayıflar ve mustaz'aflarımızın bulunduğu mekânlar; dua, zikir, namaz ve güzel ahlakla ihya edilmelidir.

 

Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem  Muaz'ı radıyallahu anh Yemen'e yollarken ona şu tavsiyelerde bulunmuştu:

"...Mazlumun duasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur."

 

ÖNEMLİ BÖLÜMLER

00:11 Hizmet çağrısı

00:48 Cahiliyenin insanları bu denli kuşattığı bir dönem tarihte görülmemiştir.

01:16 “Modern cahiliye; insanları sanallaştırdı.

02:50  Dinin, iman ve akide esaslarının saldırıya uğradığı büyük vasat

03:32 Zindan ehline hizmet çağrısı

05:26 Zindan ehlinin sorumlulukları

05:41 Seyyid Kutub Fizilal'i zindanda kalem almıştır.

08:14 Zindanlarda en iyi arkadaş, hoca, nasihatçi ve sırdaş; kitaplardır.

11:32 Ümmetin yarısı olan ve kalan yarısını da yetiştiren kadınlar

16:38 İslam davasına sunulan her hizmet kutsaldır ve değerlidir.

 

Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…

 

Kanalımıza Destek Olmak İçin;

https://bit.ly/2Xx0vnW

 

Ebu Hanzala Hoca Kanalı için;

https://bit.ly/2XzV7jZ

 

Tevhid Meali İçin:

https://tevhidmeali.com/

 

Bütün Videoları İzlemek İçin;

https://tevhiddersleri.org/

 

Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin:

http://tevhiddergisi.org/

 

Sorularınız İçin:

[email protected]

 

#TevhidDersleri #TevhidDergisi #HizmetÇağrısı #EbuHanzalaHoca

DAHA FAZLA GÖSTER

DAHA AZ GÖSTER

0 YORUM:
Yorumlar
Hizmet Çağrısı başlığıua Tevhid Dergisi'nin 27. sayısında yayınlanan bu yazı sesli makale olarak İslam davasına hizmet etmenin her zaman ve her yerde yapılması gerektiğini anlatıyor.

 

Tevhidden, şirkten kaçılır gibi uzaklaşıldığı; şirkin, tevhid misali himaye edildiği; sünnetin mehcur; bid'atin merğub olduğu; marufun münker, münkerin maruf addedildiği bir zamanda yaşıyoruz.

 

Cahiliyenin insanları bu denli kuşattığı bir dönem tarihte görülmemiştir. Cahiliyenin bir din misali  hayatın her alanına rengini verdiğine şahitlik ediyoruz. Durumun vehametini ortaya koyması açısından şu örneğin kâfi olduğu kanaatindeyiz.

 

İslam'a müntesip yapıların modern cahiliyeden kaynaklı problemlere çözüm ararken; çözümü, sorunun kaynağı olan cahiliye belirlemektedir.

 

Bu yazı böylesi bir ortamda modern cahiliyenin kirlerinden arınmaya gayret eden, çözümü; bu ümmetin ilk nesillerini ıslah eden 'Tevhid ve Sünnet'te arayanlara bir hatırlatmadır.

 

Cana, mala, ırza saldırılar olduğunda; kalplerinde hayat bulanlara seferberlik ilan edilmesine gerek yoktur. Dinin, iman ve akide esaslarının saldırıya uğradığı büyük vasatta, ehli imana görev çağrısına lüzum yoktur. Onlar imanlarının onlara verdiği sorumluluk duygusuyla; durumdan vazife çıkarır, işe koyulurlar.

 

Saldırı ve tehlikenin çok boyutlu olduğu bir zamanda; her birimiz elimizden gelenin en iyisini ortaya koymalıyız. Sadece birilerinin hizmet görevine talip olması, sorunlarımızın çözümüne katkı sağlamaz. Fesadın ve ifsadın kitlesel hale geldiği bir zamanda, salah ve ıslahın bireysel olması yetersizdir. Bu nedenle her birimizin elindeki tüm imkânlarla hizmete katkıda bulunması gerekmektedir. Bu, genelde her Müslümana yönelik bir hatırlatma olmakla beraber, özelde zindan ehline bir çağrıdır.

 

Hususen bu göreve talip olması gerekenler zindanları varlıklarıyla kabir olmaktan çıkarıp onlara hayat veren bahadırlardır.

Zindanlar; bu ümmetin medreseleri, ilim yuvaları, Allah'la baş başa kalınan Hira'larıdır.

 

Zindanlar; yan gelip yatma, dinlenme ve vakit öldürme yerleri değildir. Ruhların özgürleştiği, kalplerin hayat bulduğu, zihinlerin berraklaştığı mekânlardır. Elbette bizler Allah'tan subhanehu ve teâlâ avf ve afiyet ister, bela ve musibetlerden kurtuluş temenni ederiz. Ancak başa gelen musibete sabrın, onu değerlendirerek nimete çevrilmesi gerektiğini de biliriz. 'Başa gelen sıkıntıya sabırsızlık; musibetin yükünü ağırlaştırır' düsturuyla hareket ederiz.

 

Zindanda oluşumuz bizim İslam ümmetinin bir ferdi olduğumuz gerçeğini değiştirmeyeceği gibi, dine ensar olma ve ümmetin dertleriyle dertlenme sorumluluğumuzu da düşürmez.

 

Zindan ehli, zindanın olağan akışı içindeki tüm çalışmalarını davaya hizmete dönüştürmenin yollarını aramalıdırlar. Buna en iyi örnek kitap okuma çalışması olabilir. Zindanlarda en iyi arkadaş, hoca, nasihatçi ve sırdaş; kitaplardır. Kitaplar okunmakla kalınmamalı, bunun yanında;

 

- Her kitapla alakalı kısa bir değerlendirme yazısı yazılmalıdır. Hangi eksikleri giderdiği, nelerin eksik bırakıldığı, yaşadığımız coğrafyanın vakasına uymayan yönler, şer'i olarak var olan eksiklikler...

 

- Kitabın seviyesi tespit edilmeli ve mümkünse diğer kitaplarla beraber bir okuma listesi tertip edilmelidir.

 

- Fihrist hazırlanmalıdır. Kitapta geçen konuları var olan genel bir listeye eklemek, araştırma yapacak Müslümanlar için kolaylık sağlayacak ve daha kaliteli bir araştırma yapmalarına vesile olacaktır.

 

Ve sonuç olarak zindanlar İslami hareketin Allah'ın yardımına mazhar olduğu mekânlar olmalıdır. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem:

 

"Sizler ancak zayıflarınız sayesinde yardım olunur ve rızıklanırsınız." buyurmaktadır.

Zayıflar ve mustaz'aflarımızın bulunduğu mekânlar; dua, zikir, namaz ve güzel ahlakla ihya edilmelidir.

 

Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem  Muaz'ı radıyallahu anh Yemen'e yollarken ona şu tavsiyelerde bulunmuştu:

"...Mazlumun duasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur."

 

ÖNEMLİ BÖLÜMLER

00:11 Hizmet çağrısı

00:48 Cahiliyenin insanları bu denli kuşattığı bir dönem tarihte görülmemiştir.

01:16 “Modern cahiliye; insanları sanallaştırdı.

02:50  Dinin, iman ve akide esaslarının saldırıya uğradığı büyük vasat

03:32 Zindan ehline hizmet çağrısı

05:26 Zindan ehlinin sorumlulukları

05:41 Seyyid Kutub Fizilal'i zindanda kalem almıştır.

08:14 Zindanlarda en iyi arkadaş, hoca, nasihatçi ve sırdaş; kitaplardır.

11:32 Ümmetin yarısı olan ve kalan yarısını da yetiştiren kadınlar

16:38 İslam davasına sunulan her hizmet kutsaldır ve değerlidir.

 

Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…

 

Kanalımıza Destek Olmak İçin;

https://bit.ly/2Xx0vnW

 

Ebu Hanzala Hoca Kanalı için;

https://bit.ly/2XzV7jZ

 

Tevhid Meali İçin:

https://tevhidmeali.com/

 

Bütün Videoları İzlemek İçin;

https://tevhiddersleri.org/

 

Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin:

http://tevhiddergisi.org/

 

Sorularınız İçin:

[email protected]

 

#TevhidDersleri #TevhidDergisi #HizmetÇağrısı #EbuHanzalaHoca

">